22/11/2017

Eğitim, Yaşamı Öğrenme ve İş Yapmaya Hazır Hale Gelme İşidir

Önderlik gerçeği bir eğitim gerçeğidir. Parti tarihimiz bir eğitim mücadelesi çalışması tarihidir. Aslında bir boyutuyla parti tarihi ...

 

 

 

 

Duran KALKAN

Eğitim en genel anlamda iş yapmaya hazır hale gelmek, kendini iş yapmaya hazırlamak olarak tanımlanabilir. Duygu, düşünce olarak, beceri olarak parti görevlerini, işlerini başarıyla yapar konuma kendini getirme ve özgür kişilik inşasına eğitim diyoruz. Önemi de bu noktalarda ortaya çıkıyor. Demek ki eğitimle iş yapma, görev yürütme, pratik arasında kopmaz bir bağ var. Eğitim pratikten, işten kopuk bir şey değildir. Daha genel ele alacak olursak, aslında yaşamı öğrenmeyi eğitim olarak tanımlayabiliriz. Bir çocuğun eğitimi mesela bunu içeriyor. Esas eğitim olarak da o ele alınıyor. Yaşamı ve iş yapmayı öğrenme, kendini ve yaşamı yaratmaya, iş yapmaya hazır hale getirme oluyor. Onun duygu, düşünce ve beceri gücünü kazanma olarak eğitimi tanımlayabiliriz.

Bizde de partili olma bilincine varma oluyor. Halkın özgürlüğü, kurtuluşu için çalışmayı bir görev olarak bilme oluyor. Bu işleri yapacak bir duygu ve düşünce gücü kazanmak için çalışma, araştırma, inceleme, teorik eğitimler bunu ifade ediyor. Ortaya çıkan düşünce gücünü başkalarına taşımak, bunun için çaba harcamak, onu gerçekleştirmek için söz, hitabet, propaganda gücü kazanma, dil gücünü ortaya çıkarma, insanlarla bir olma, onları örgütleme, görev verme, yönetme, tanzim etme, örgütleme, bunların hepsi eğitimimizin amacı, hatta kendisi oluyor. Bunları yapacak şekilde kendini eğitme, örgütleme ve yönetme gücü kazanma, onun için görevleri takip etme, görevlerin nasıl yürütüleceğine dair plan gücü kazanma, yapılacak işlerle iş yapacak kişinin uyumunu belirleme, insanlara görev verme, denetleme, hepsi bu kapsamdadır.

Önderliğin kendisini sürekli eğittiğini bilmek gerekiyor. Başta her işi yapar konumda değildi, bütün bu işleri yapmaya hazır değildi. Görevler gündeme gelip kendini dayattıkça, o görevlerin gereğine göre kendisini eğittiğini bilmek lazım. Parti sürekli olduğuna, parti işleri ve görevleri süreklilik içerdiğine göre, parti eğitimi de süreklidir. Yaşam ve iş yapma sürekli ise, eğitim de süreklidir.

Eğitimin moral, motivasyon, duygu boyutu var. Düşünce, zihniyet, anlayış boyutu var. Pratik iş yapma, beceri boyutu var. Bunlara moral eğitim, ideolojik eğitim, askeri-teknik veya mesleki eğitim deniliyor. Pratiğe geçti mi insanı iş yapmaya hazırlama alanı bakımından eğitim kendi içinde ayrışıyor. Beceri kazandırıyorsa ona mesleki eğitim diyoruz, düşünce olarak hazırlıyorsa ona teorik- ideolojik eğitim diyoruz, moral veya duygusal olarak hazırlıyorsa ona moral eğitim diyoruz.

Önemli olan yaşam ve iş yapmayla kendini eğitme arasındaki kopmaz bağı anlamaktır. Yaşamın ve iş yapmanın eğitimle mümkün olduğunu, başarılı iş yapma ve doğru yaşamak için, ona göre kendini eğitmek gerektiğini anlamak önemlidir. Kendini bu temelde hazırlayıp eğitmek olmazsa yaşamda başarılı ve doğru pratikleşme olmaz. Ne kadar kendimizi görevler karşısında eğitirsek, o kadar yaşamı doğru, pratiği başarılı gerçekleştiririz. Eğitimsizlik, yapacağı işe göre kendini hazırlamama anlamına geliyor. Öyle olup da ondan sonra işleri başarıyla yapan, görev yürüten olmak mümkün değildir. Ancak ne kadar kendimizi eğitip, hazırlamışsak o kadar işleri yürütür olabiliriz.

Parti, kendine göre bir yaşam tarzı yaratmak olduğuna göre, alternatif bir yaşam tarzını ve bu temelde çalışmayı ifade ettiğine göre, sürekli bir kendini eğitme olayıdır. Önderlik gerçekliğinin sürekli bir eğitim gerçekliği olduğunu, kendisine has özellikleri olan bir okul olduğunu biliyoruz. Her şeyi eğitime dayanarak yürüttüğü tartışmasızdır. Ne kadar eğitim, o kadar doğru yaşam ve başarılı pratik olduğunu bilince çıkarmak önemli oluyor. Eğitimsiz yaşam ve mücadele adına hiçbir şey yapılamayacağını bilmek gerekiyor. Önderlik "Parti öncülüğü olmadan Kürdistan'da yaprak bile kıpırdamıyor" dedi. Parti öncülüğü demek, iş yapmaya hazır hale gelmek demektir. Halkın işlerini, devrimin işlerini, ulusal-demokratik işleri yapmaya hazır hale gelmek demektir. Parti öncülüğü bunu ifade ediyor.

Demek ki, eğitim olmadan hiçbir şey yapamayız. Kürdistan'da özgürlük, mücadele adına hiçbir şey yapamayız. Ancak kendimizi eğittiğimiz oranda bunları yapabilir, dolayısıyla pratikleşebilir, pratikte iş yapıp başarı kazanabilir, bir pratik birikim ortaya çıkarabiliriz. Çünkü bunlardan duygu olarak kopuş var. Kültürel soykırım rejiminin, sömürgeci rejimin ve ona teslim olmuş ajan yapının duygu olarak toplumu bu gerçeklikten koparma durumu var. Onun için her şeyden önce, yeni bir duygu, ruh hali, moral düzeyine ihtiyaç var. Böyle bir şeyle beslenmeden ne kendini eğitebilir, ne de iş yapabilirsin.

İdeoloji Kendini İkna Etme İşidir

İdeolojik eğitimden kasıt aslında ikna yaratmaktır. Devrimin işlerine, devrimci, özgürlükçü, toplumcu yaşamın güzelliğine kendimizi, çevremizi inandırma, ikna etme işidir. İdeolojik eğitimden başka ne anlıyoruz ki? Çeşitli bilgileri edinmek ideolojik eğitim değildir. Onlar teorik bilgi edinmeyi ifade ediyor, ideolojiyle bağı yoktur. İdeoloji aslında kendini ikna etme işidir. Özgürlükçü yaşama, devrim gerçeğine, öyle bir yaşam için mücadele etmek gerektiğine, o yaşamın yüceliğine ve güzelliğine bağlanarak kendini buna ikna etmek demektir,  başka bir şey değildir. Bilincin teorik bilgiden farklı olması da bundan kaynaklıdır. Teorik bilgi edinme ayrı, bilinç ayrıdır.

Bilinç, ideoloji ile ilgilidir. Diğeri davranış eğitimi, beceri eğitimidir. Beceri eğitimi, yeteneklerimizi başarıyla pratikleşebilir hale getirebilmek, devrimin tarzını, yöntemini kazanabilmek, araçlarını yetkin kullanabilmek içindir. Propaganda dilimizi yetkin kullanabilmektir. Savaş askeri-teknik malzemeleri yetkin kullanabilmektir. Halkla ilişkiler, halka uygun hitap edebilmek, halk karşısında doğru davranabilmektir. Yönetim, insanları görevlendirip yönetebilmenin yol-yöntemini, usulünü, üslubunu öğrenebilmektir. Bu da beceri eğitimi oluyor. Yeteneklerini pratikleştirme, iş ve görev karşısında etkin kullanabilme, görevleri başarmanın araçlarını, yöntemlerini doğru uygulama eğitimi oluyor. Buna meslek eğitimi, teknik eğitim de diyebiliriz. Askeri eğitimler bu kategoriye giriyor. Basın eğitimi, siyasi eğitim, örgütsel eğitim, propaganda eğitimi diyoruz. Bunların hepsi yeteneklerimizi kullanma, görevleri başarmak için yöntem ve araçları yetkince kullanmayı ifade ediyor. Bu da parti işlerini yürütmenin önemli bir eğitim alanını oluşturuyor.

Mademki Önderlik gerçeği bir eğitim gerçeği, parti tarihimiz bir eğitim mücadelesi çalışması tarihi ise, o halde bu tarih nasıl gelişti? Hangi evrelerden geçti? Nelerle, hangi yöntemlerle, araçlarla kendimizi eğittik? Nasıl kendimizi doğru yaşar ve parti görevlerini, halkın ve devrimin işlerini başarıyla yürütür hale getirdik? Bu konuda Önderliksel çıkıştan günümüze kadar geçen tarihsel evreyi bilmek lazım. Aslında bir boyutuyla parti tarihi böyle bir eğitim süreçleri, aşamaları tarihi oluyor. Burada önemli olan eğitimsiz hiçbir işin olmadığı, her şeyin başında kendini eğitmek, hazırlamak olduğunu bilmektir. İş yapma yetisi kazanmanın hepsine bir eğitim diyebiliriz.

Bu başlangıçta nasıldı? Önderlik araştırma-incelemeyle, okuyup-tartışmayla işe başladı. Anlama, gözleme, bilgi edinme, onları yorumlama, okuyup inceleyerek doğru bilgilere ulaşma ile kendini eğitti. Demek ki Önderlik eğitiminin böyle bir boyutu var ve bunu bütün kadrolaşmanın temeli yaptı. Bilgi edinme ve bilgiyle bilincini kurma, o bilgiyi ideolojik bilince dönüştürebilme, bir inanç ve ikna haline getirebilme Önderlikte esastır. Baştan itibaren insanların devrim için, parti işleri için çalışır hale gelmesinde bunun gerekli olduğuna, böyle yapmanın doğru, yüce olduğuna inandırmak, bunu nasıl yapacağının bilincini edindirmekten geçiyor.

İlk eğitimler böyle oldu. PKK çıkışı, sistemden-düzenden kopma ve kendi yaşam ölçü ve özelliklerini yaratma çıkışı oldu. Her şeyden önce alternatif bir yaşam nasıl olacak, sistemden nasıl kopulacak? Sistemin yaşamı ve işlerinden kopmak ciddi bir iştir. Derler ya, başta insan “sudan çıkmış balık gibi oluyor.” Öyle bir duruma geliyor. Çünkü düzenin ölçü ve özellikleri içerisinden çıkma, ondan kopma ve yeni bir şey içine girene kadar ciddi bir yalnızlaşma, ayrışma yaratıyor.

Sistem de insanı kendisine hizmet ettirebilmek için eğitiyor. Ruh, duygu, düşünce, davranış her şeyi şekillendirerek kendine kazandırmak istiyor. Şimdi PKK’li olmak, alternatif bir yaşam ve çalışma içine girmek, onların hepsinden kopmayı, terk etmeyi gerektiriyor. Bu kopuş sadece farlı bir alana gitmekle gerçekleşmiyor. Bazıları öyle de olabileceğini sanıyorlar. Böyle anlamak ve böyle olduğunu sanmak büyük bir yanılgıdır. Tersine düzenin içinde, sistemin içinde de ondan kopmak mümkündür. PKK sistemin merkezinde öyle başladı. Ankara'da sistem yaşamının ortasında, ondan koparak alternatif bir yaşamı yaratmayı bildi. Yoksa ‘oradan kaçıp dağlara çıkarak kendisini korudu, ayrı bir yaşama ulaştı’ dersek, PKK tarihini yanlış anlamış oluruz.

PKK’li Olmak Sistemden Kesin Bir Kopuşu Sağlamaktır

PKK'li olmak, alternatif bir yaşam kazanmak, onun için sistemin verdiği verili yaşam ve çalışmanın hepsinden kopmak, kesin bir kopuşu sağlamaktır. Öyle kopuş olmadan PKK'li olunamıyor. Baştan itibaren alternatif yaşam duruşu olması buradan ileri geliyor. Bu da yeniye göre kendini eğitmeyi gerektiriyor. Düzenin verdiğinden tümden kopuş söz konusu ise, eğitmenin burada iki boyutu ortaya çıkıyor. Eski bildiklerine karşı mücadele etmek, onları mahkûm etmek, unutmak ve yenisini öğrenmek.

Bir kişi sistem yaşamı içerisine ne kadar çok girmişse, o kişinin partileşmesi, PKK yaşamının içine girmesi de o denli zor ve zahmetli oluyor. O kadar daha fazla eğitim, iç mücadele, çaba gerekiyor. Düzen etkilerini tümden yıkmayı, aşmayı, gidermeyi gerektiriyor. Diğer yandan onun yerine partiye, Önderlik gerçeğine ait olanları koymayı gerektiriyor. Bu daha fazla çaba, mücadele gerektiriyor. Bir kişi ne kadar fazla kapitalist modernite etkisine girerse, PKK'lileşmeye yaklaşmış değil, tersine uzaklaşmıştır. Bu biçimiyle de PKK, reel sosyalizmden ayrılıyor.

Reel Sosyalizm ölçüleri neydi? ‘Kapitalizmde ne kadar çok ilerlersen, sosyalizmin temelleri o kadar çok gelişir.” Bunun böyle olmadığı, tersi olduğu ortaya çıktı. Bu görüş pratikte doğrulanmadı ve yanlış bir görüş olduğu açığa çıktı. PKK başta öyle bir ortamdan çıkmış olmasına rağmen giderek kendisini doğru bir ölçüye, rotaya oturttu. PKK eğitimi için, düzen eğitiminden, yaşamından geçmenin gerekmediği, tersine öyle bir eğitimin daha zorlayıcı olduğu, daha fazla mücadele istediği ortaya çıkmıştır. Düzen eğitiminden bir kişi ne kadar uzak olursa, PKK eğitimini almaya o kadar açık ve yatkın olduğunu tarihsel süreç, gelişme bize gösterdi.

Eğitim olarak önemli aşamalardan da geçtik. Hep bir eğitim hareketi olduk, ama eğitim yaklaşımı, tarzı, biçimi hep aynı olmadı. Farklı stratejik dönemlerde eğitimlerin içeriği de farklı, hedefleri de farklı, araçları, yöntemleri de farklı oldu. Örneğin ideolojik dönem eğitimlerinin amacı, yeni bilinci edinmek, kendini ikna etmek, o bilinci propagandayla başkalarına taşır hale gelmek, o bilincin gerektirdiği yaşam ölçülerine girmekti. Bunun yolu yöntemi daha fazla teorik, daha çok ideolojik eğitim oldu. Araçları, yöntemleri okuyup incelemeydi, araştırmaydı. Bunu bireysel ve grupsal düzeyde yapmaydı. Bunları tartışma ortamlarında, seminerlerde, grup eğitimleriyle evlerde yaptı, kütüphanelerde, yurtlarda, okullarda, derneklerde yaptı. O dönemde bütün bu alanları kullandı ve hepsini kadro eğitmenin, kendini eğitmenin bir alanı olarak az çok kullandı. En temel olanı evlerdeki grup eğitimiydi. Böylece yaşam iki boyuta inmiş oldu. Bir, kendini eğitip hazırlamaktı. İki, çalışma, mücadele etme, propaganda etme, gençlik mücadelesi veya farklı mücadelelere farklı düzeyde katılma oldu.

PKK'de 24 saat profesyonel devrimcilik ilk günden beri esastır

Önderlik "24 saat gerillacılık" dedi, arkadaşlar yeni bir şey söylüyor gibi öne çıktı. PKK, 24 saat devrimcilik üzerinden çıkış yapmış bir hareketti. Önderlik gerçeği buydu, partileşmesi böyleydi. Gerilla her zaman 24 saat mücadele halinde oldu, ama Önderlik gördü ki, ortaya çıkan gelişmeler, ateşkes ortamları, mevcut üstlenmelere dayanınca, 24 saat mücadele konumunda kalınmıyor, gevşeme oluyor, farklı duruşlar ortaya çıkıyor. Bu kaybettiriyor, kazanma imkânlarını ortadan kaldırdığı gibi, düşman saldırıları karşısında da kaybetmeye yol açıyor. Onu önlemek için bir kere daha uyardı. Yoksa daha başlangıçta Önderliksel duruş, ilk gruplaşma, 24 saat profesyonel devrimcilik üzerinedir.

PKK bu anlamda da diğer örgütlenmelerden farklıdır. Bu boyutuyla reel sosyalizmden ilk günden koptu. Yine diğer Kürt hareketlerinden ilk çıkışta koptu. Onlar gibi hiç olmadı. Eski devletçi paradigma altında mücadele yürütürken de, örgütlenirken de böyle yürüttü. Kendine göre de bir ölçü geliştirdi. Bu günümüzde de devam ediyor. PKK'nin her şeyi değişmedi. 24 saat profesyonel devrimcilik ilk günden beri esastır, bugün de geçerli olan odur. Dikkat edelim, ondan uzaklaştıkça, işleri doğru yürütür olmaktan koptuk, başarılı iş yapamaz hale geldik. Demek ki, PKK'de ne değişiyor, ne değişmiyor onu da iyi anlamamız lazım. Hep değişimden, dönüşümden, yenilenmeden söz ediyoruz. Değişenleri var, değişmeyenleri var. Baştan itibaren değişmeyen, daha çok kökleşen, sistemleşenleri var, ama rolünü doldurup eskiyen veya yanlışlığı ortaya çıkıp, değiştirilmesi gerekenler var. Değişimi tek boyutlu anlamak kesinlikle doğru değildir.

İlk dönemin, Birinci Stratejik Dönemin eğitimleri grup eğitimleriydi, okuyup tartışma üzerineydi.  Bunu çok fazla yapıyorduk. Öyle ki neredeyse teoriyi ezberler düzeyde eğitim vardı. İkna olma, pratikle çok bağdaştırılamadığı için, ne kadar çok teorik düşünce ezberlenirse, ancak o kadar ikna olma, ona bağlanma gerçekleşiyordu. Bize ait özgün olarak bilgi yoktu. Hep insanlığın, ezilenlerin, dünya genelindeki mücadele tecrübelerinden öğrenmeyi ifade ediyordu. Başta reel sosyalizm olmak üzere, Ulusal Kurtuluş Hareketleri, tüm özgürlük hareketlerinin deneyimleri ve ortaya çıkardıkları teorik bilgiler, PKK için kendini eğitmenin araçlarıydı, bilgi miraslarıydı. Onlar olmasaydı veya onları esas almasaydık kendini eğitecek, inandıracak, ikna edecek, yeni bir yaşam arayışına itecek başka bir şey bulamazdı. Bunun için bu tür tecrübe birikiminden öğrenmek, onları ifade eden kitapları okumak, grup olarak okuyup incelemek, tartışmak, temel kendini eğitme yöntemiydi. Bunlar her alanda oldu, uygulandı. Öyle ki, kendini eğitmeden PKK yaşamına katılınamazdı. Önemli olan bir husus budur. Çünkü alternatif bir yaşam öğreneceksin, kendine göre bunu yaratamazsın ki. Bir de diğer yaşamdan kopacaksın, yeni yaşamı uygular hale geleceksin. Bu da ancak kendini eğiterek olur. Çalışma, iş yapmadan önce onu yapar hale gelmek, kendini eğitmek, doğru yaşayan ve iş yapan hale kendini getirerek pratiğe katılmak esas oldu.

Türkiye metropollerinde, Kürdistan kentlerinde bu oldu. Partileşmeye giden süreçte yüzlerce parti okulu vardı. Her yerde kadroların kaldığı evler, onların okullarıydı. Yaşam ve eğitim ortaktı. Yine de öyle olmak durumundadır. PKK'nin çıkışında bu var. Yaşam yeri ayrı, eğitim yeri ayrı olmaz. Bu PKK’de yoktur. Yaşamı yaratmayla iş yapar hale gelme arasında hep bağ vardı. PKK bu bağı diyalektik olarak hep kurdu. 24 saat profesyonel devrimcilik yaşamda ve çalışmada gerçekleşti. Böylece yeni bir duruş, çalışma ahlakı, tarzı ortaya çıktı. Yeni bir eğitim tarzı da ortaya çıktı. Diğer yerlerdeki gibi hep okul düzeni, imkâna dayalı eğitim olmadı. Bir küçük bilgiyi bulmak için araştırdı, yorumlayarak bilgiler açığa çıkardı. Doğruluğuna inandığı kitaplardaki bilgileri edinmek için, yoğun bir okuma, inceleme, tartışma yürüttü. Böyle partileşildi. PKK her zaman eğitim halindeydi. 1978-79 partileşme sürecinde bir boyut pratik mücadele yürütürken, diğer boyut eğitimdi. Eğitim daha fazlaydı, pratiği daha azdı. Eğitim de bir mücadeleydi, ideolojik mücadeleydi, kendini değiştirme dönüştürme mücadelesiydi. Düzenden koparak Önderlik gerçeğini, çizgisini anlama, özümseme ve o temelde yaşamı yaratma mücadelesiydi. Bu da büyük bir çabayı, mücadeleyi gerektiriyor. Öyle bir anda, bir söz söylemekle gerçekleşmiyordu. Ne kadar eğitim olursa o kadar pratikleşme, iş yapma gücü, imkânı kazanılıyor. Bu başta da böyleydi şimdi de böyledir. Eğitim yapmanın da duyguda, düşüncede, beceride, davranışta değişiklik yapmayı, iş yapmaya hazır hale gelmeyi içermesi durumu devam ediyor. Daha çok profesyonellik oldu. Eğitim sistemimiz daha fazla içerik kazandı. Tarz bakımından, program bakımından yeni durumlar kazandı. Fakat hedef değişmedi, eğitimin anlamı ve önemi değişmedi. Hatta mücadele büyüdükçe ve çok yönlü hale geldikçe, eğitime daha fazla ihtiyaç oldu. Eğitimin anlamı ve önemi daha çok arttı. Ancak kendimizi eğittiğimiz oranda büyüyen, gelişen ve çeşitlenen devrim görevlerini yapabilir konuma gelebileceğimizi unutmamak gerekiyor.

Kültürel Soykırım

İnsan zaten krizli bir kişiliktir. Devrimci kişilik, her zaman krizli kişiliktir. Yeniden doğuş için o kriz aralığı gerekiyor. Kaos aralığı lazım ki...

Demokratik Ulus

Devlet ne kadar temiz bir araçtır? İktidar ne kadar temiz bir araçtır? Bu araçlarla en soylu amaçlar gerçekleştirilebilir mi? Önderlik açısından bu ciddi bir yargılama konusu ve temel...

Sosyalizm, Ütopya, Güneş Ülkesi

Orada sözü edilen toplumda devlet, iktidar yoktur. Yönetim işleri ağırlıklı olarak kadının elindedir. Kadın eğitmendir, toplumu eğiten, öncülük eden kadındır...

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]