21/09/2017

Kapitalizmin Komutanı İle Sosyalizm Kurulmaz

Şimdi Ortadoğu’da dünya paranın değil bizim peşimize takıldı, PKK Ortadoğu’yu ve dünyayı faşizm ve kapitalizmden kurtaran en büyük kurtarıcı olacaktır.

 

 

 

 

Duran KALKAN 

Bizi bir arada tutan, birlikte hissettiren, birlikte yaşatan, birlikte çalıştıran Parti bilinci ve ruhudur. Yani Önderlik gerçekliğidir. Önder Apo’nun ortaya çıkardığı demokratik komünal yaşam ölçüleridir. Biz onun ile ayakta duruyoruz. Bütün güç kaynağımız da buradan ileri geliyor. Böyle olmaz ise iki gün bir arada duramayız ve maaşına göre çalışma yürütürüz. Para için kalanlar ise hiçbir zaman mücadele etmez. Paralı ordu ile sosyalizm kurulmaz. Hiçbir zaman para ile sosyalizm kurulmaz, demokratik uygarlık inşa edilemez. Para kapitalizmin komutanıdır. Kapitalizmin komutanı ile sosyalizm kurulmaz. Ancak kapitalizm kurulur.

PKK insanların bütün olmazlarını olur yaptı. Başka yere göre gitseydik zaten hiçbir şey olmazdı. Başka yer ayrı, biz ayrıyız. Öyle olsak PKK’yi feshetmemiz gerekiyordu. Biz bu dünya gerçeğine tersiz. Ama ters olarak var olduk. Dünya 40 yıldır yok etmeye çalışıyor, biz de var olmak için direniyoruz. Şimdi Ortadoğu’da dünya paranın değil bizim peşimize takıldı. Sosyalizmin, fedailiğin peşine takıldı. İnsanlığı PKK’nin fedailiği kurtardı. PKK Ortadoğu’yu ve dünyayı faşizm ve kapitalizmden kurtaran en büyük kurtarıcı olacaktır.

Mücadelede öne çıkan bir diğer önemli sorun da olmaz teorisine yatkınlıktır. Düzenden öğrenilen kimi şeyler, bazı kalıplarla yaklaşıldığında hemen olmaz denilebilmektedir. Olmaz teorisi karşı devrimci bir yaklaşımdır. Karşı devrimci ölçülere göre devrim hiç olmazdı. Olmaz teorisi tasfiyeciliğin teorisidir. Önder Apo, “hiç kimse bize olmazı dayatmasın, hiç kimse bize köleliği dayatmasın” dedi. Biz gençken ve yeni yeni sosyalizme ilgi duyarken, Ankara Sanat Tiyatrosu bir tiyatro oynuyordu, adı Löküs Hayat’tı. Göbeği şişkin adamlar çıkıyordu sahneye, “yaşamına bak, yaşamına bak, kavgayı bırak. Uygun bulursan kendini de sat, yaşamına bak” diyorlardı. Tarif edilen kapitalist modernitenin kendisiydi. Kapitalizmde kendini satmak marifettir. Kendini satmayan yadırganıp küçük görülür. Kim kendini iyi satıyorsa, en marifetli ve becerikli insan odur. Satmak ve alınmak hor görülmez. Oysa ahlaki-politik toplum gerçeğine göre en çok hor görülmesi gereken şey alıp satmaktır. Çünkü sahtekârlık, hilekârlık, haksızlık demektir.

Sosyalizmde, toplumculukta bunlar olmaz. Bunlar devletçi iktidarcı sistemin ürünüdürler. Ahlaki-politik toplumun yaşam değerleri ve ölçüleri kesinlikle öyle değildir. Çünkü paylaşıma ve dayanışmaya dayanır. Orada bir hırka bir lokma felsefesi vardır. Her şeyini paylaşacaksın, yanındaki aç ise sen tok olmayacaksın. Ölçü budur. Bizim sistemimiz bunları esas almalıdır. Her şeyden önce parti militanı böyle olmalıdır. Parti yaşamımız buna göre kurulmalıdır. Parti yaşamında bunu saptıran her şeye karşı şiddetli mücadele etmeliyiz. Parti disiplinini, ilkelerini ve yaşamını yıkmaktan dolayı suçlu bulmalı, yargılamalıyız. Gerekirse onları atıp, Partimizi arındırmalıyız. Bizi kapitalist modernitenin yaşam ölçülerine götürecek şeylere asla izin vermemeliyiz. PKK böyle yaparsa, yüzlerce yıl da saldırsalar kimse PKK’yi yıkamaz. Ama PKK bu ölçüleri kaybederse, kimsenin saldırmasına gerek kalmadan çöker.

Geçmiş pratik de bunu kanıtlamaktadır. Parti ve mücadele tarihimizden çıkarmamız gereken en temel bir ders budur. Kendi ölçü ve ilkelerine sahip çıktığı için bütün dünya saldırısına rağmen PKK yıkılmadı. Tersine, büyüdü ve gelişme yarattı. Fakat 2002-2004’de biraz kendi değer yargılarına ters düştü diye neredeyse yarısını kaybedecekti. Biraz daha devam etseydi, reel sosyalizmden beter olacaktı. Demek ki bizi neyin çökerteceğini ve neyin ayakta tutacağını, güç kaynaklarımızı, zayıflıklarımızı, doğrularımızı ve tehlike arz eden şeyleri iyi bilmemiz gerekir. Doğru particilik, partiye doğru katılma, yaşamda kazanan parti militanlığı bu temelde mümkün olur. Eleştiri ve özeleştiriyi de bu temelde kullanmalıyız. Birbirimizi bu temelde denetlemeliyiz. Sürekli kendimizi sorgulayarak düzeltme yapmalıyız.

Önder Apo, “PKK’lilik her gün yeniden başlamaktır. Her gün kendini yeniden yaratmayan PKK’li olamaz” dedi. Öyle tutuculaşmış, kalıplaşmış, odunlaşmış bir kişilik hiçbir zaman PKK militanı olamaz. PKK’lilik esnek duruş, esnek zihin ister. Sürekli gelişime açık, sorgulayan, yeniyi arayan kişilik gerekir. Tabii tüm bunları da demokratik toplumcu çizgide yapmalıyız. Bireyci, maddiyatçı çizgide yapmamalıyız. Bu konularda da ilke ve ölçü sapması kesinlikle yaşanmamalıdır.

Köpekleri salmışlar ama taşları bağlayamazlar

Tarihin eski çağlarında, insanın eline bir taş almasıyla başladı büyük insanlık serüveni, bugün o taş ...

Yenilmezliğin Kültürel Sırrı

Küresel kapitalizmin bekçisi olan bir iktidarın saldırılarıyla yok olabilir mi bu güzel halk? Ne yapılırsa yapılsın bu halk yenilmedi, yenilmeyecek; çünkü ...

Kürdistan’da Devletçi-İktidar Sistemine Karşı Demokratik-Komünal Toplum Direnişi

Tarih öyle kolay yaşanmış, dümdüz gerçekleşmiş bir süreç değildir. Çok büyük zorluklarla, savaşlarla, acılarla kan dökülerek yaşanmıştır. Bu saldırıların, savaşların en fazlası Kürdistan üzerinde olmuştur...

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]