21/07/2017

HALKIMIZA VE DEMOKRATİK KAMUOYUNA

Ne ironidir ki; Komployla özgür Kürt iradesini ortadan kaldırmayı amaçlayan güçler, bugün bu iradeyi tanımak, bu iradeye saygı duyarak muhatap almak ve ortaya çıkan Kürt realitesiyle ilişkilenmek mecburiyetinde kalmışlardır.

 

 

 

PKK YÜRÜTME KOMİTESİ

7 Ekim 2015

 

Başkan Apo’ya ve Kürt halkına yönelik inkâr ve imha saldırılarının en üst aşamasını ifade eden uluslararası komplonun 17. yılında kanıtlanan ve başarılan şudur ki; komplo kesin olarak yenilgiye uğratılmış ve kazanan özgür insanlık olmuştur.

Tarihin en büyük komplosuna maruz kalan Başkan Apo ve Kürt halkı;  egemenlerin bu en kirli, en ahlaksız ve acımasız yönelimine karşı, yine tarihin en büyük direnişini sergileyerek komployu başarısız kılmış ve özgür Kürt iradesinin yenilmez gücünü tüm dünyaya göstermiştir.  Ne ironidir ki; Komployla özgür Kürt iradesini ortadan kaldırmayı amaçlayan güçler, bugün bu iradeyi tanımak, bu iradeye saygı duyarak muhatap almak ve ortaya çıkan Kürt realitesiyle ilişkilenmek mecburiyetinde kalmışlardır. Önderliğimizin, hareketimizin, halkımızın ve de zindandaki yoldaşlarımızın “Güneşimizi karartamazsınız” şiarı ve görkemli direnişiyle berhava edilen komplonun küresel uygulayıcıları, bugün Rojava ’da bütün bölgenin başına bela edilen DAİŞ komplosuna karşı fedaice savaşan Kürt halkının zaferinden medet umar hale gelmişlerdir. Başta önderliğimizin İmralı direnişi olmak üzere, şehitlerimizin ve halkımızın “komplocular yenilecek özgürlük kazanacaktır” inancı ve mücadelesiyle ortaya çıkarılan özgür Kürt iradesi, her ne pahasına olursa olsun özgür ülke özgür önderlik amacından asla vazgeçmeyeceğini dosta düşmana bir kez daha göstermiştir.

Kendini yakarak küllerinden yeniden doğan, bombayı kendinde patlatarak yok edilmeye karşı kendini yeniden ve çoğalarak var eden, önderliksiz yaşam dayatmasına karşı her biri önderlik gerçeğinde yeniden oluşan şehitlerimizin görkemli eylem ve direnişlerinin yol açtığı bu zafer çizgisinde yürüyerek önderliğimizi özgürleştireceğimizi ve komployu tüm sonuçlarıyla ortadan kaldırarak halkımızın demokratik öz yönetimine kavuşacağını net bir iradeyle beyan ediyoruz!

Rojava devrimiyle tüm dünyanın saygısını ve hayranlığını kazanan halkımız, Kuzey’de yürüttüğü öz yönetim mücadelesini başarıyla sonuçlandırarak bunu pekiştirecek ve komplocuları bir kez daha yenilgiye uğratacaktır. Önderliğimizin ve şehitlerimizin direniş çizgisinde kazanan halklarımız ve özgürlük eğilimi olacaktır.

Bu inançla ekim şehitlerimizi minnetle bir kez daha anarken, bağlılık sözümüzü zafer temelinde yineliyoruz.

Buna göre;

Dersim Mazgirtli olan Delil Doğan 7 Ekim 1980 yılında Mazgirt’in Teman köyünde düşmanla girilen çatışmada arkadaşını kuşatmadan kurtararak şehit düşer. Yoldaşlığın en bağlı ve en fedakarane örneğini sergileyen Delil yoldaşı minnetle anıyor, yoluna yoldaş olacağımızın sözünü veriyoruz.

Dersim Nazmiyeli olan 1979 yılı katılımlı Aydın-Kazım Demirtaş 9 Ekim 1984 yılında Şenkaya’da Karslı olan 1983 katılımlı Mazlum-Ercan Kılıç arkadaşla birlikte çatışmada şehit düşer. Önderlik sahasından Serhad bölgesine kadar öncülüğün seçkin pratiğini sergileyen Aydın ve Mazlum yoldaşları saygıyla anıyoruz.

Partileşme şehitlerimizden Adıyamanlı olan Ali-Faik Alagöz kimliksiz doğduğu topraklarda özgür kimlik kazanarak 1984 yılının 9 Ekim’inde şehit düşer. Anısına özgür yaşamı inşa ederek yanıt olacağız.

11 Ekim 1987 yılında Bingöl-Genç’te şehit düşen Amed-Hazrolu olan Ahmet-Celal Kahraman, Muş-Vartolu olan Cabbar-Kadir Reşitoğlu, Batmanlı olan Cemal-Abdurrahman Bölükgiray, Mehmet Kahveci ve Siverekli olan Mehmet-Hüseyin Gülür yoldaşları minnetle anıyor, anılarına bağlılık sözümüzü yineliyoruz.

 

9 Ekim 1989 yılında Mardin Bezeke’de şehit düşen Nusaybin’li 1983 yılı katılımlı Battal-M. Salih Yiğit, Nusaybinli olan Çiya-Fahrettin Turan, Nusaybin Cibiltine köyünden olan Dijwar Baran-Abdurrahim Turan ve Gercüşlü olan 1986 yılı katılımlı Orhan-Selahattin Ayna yoldaşları saygı ve minnetle anıyoruz.  Şehitlerimizin yolundan yürüyen halkımızın günlerdir direniş içinde olduğu Nusaybin’de öz yönetimi inşa ederek bunu dalga dalga tüm Kürdistan’a yayacağımızın sözünü veriyoruz.

Antepli olan 1992 yılı katılımlı Mazlum-Fatih Dalkılıç yoldaşın şahadeti önünde saygıyla eğiliyoruz.

Riha-Siverekli olan 1992 yılı katılımlı Agit-Devrim Coşkun, Şırnax Beşabaplı olan 1992 yılı katılımlı Bedri-Salih Kurnaz, Siirt Eruhlu 1993 yılı katılımlı Rezan-Abdullah Ersürer ve Xıdır yoldaşları düşmana karşı büyük bir direniş ardından 5 Ekim 1997 şehitler kervanına katılışları önünde saygıyla eğiliyoruz.

8 Ekim 1997 yılında Behdinan’da Deraluk’ta Tank pususunda şehit düşen kadın yoldaşlarımızı Gurbetelli Ersöz şahsında bir kez daha saygıyla anıyor, egemen sistemin kadın katliamlarına karşı Özgür kadınla özgür yaşama şiarıyla daha fazla mücadele ve direniş sözümüzü tekrarlıyoruz.

8 Ekim 1999 yılında geri çekilme sürecinde Tatvan’da bir ihanet sonucu şehit düşen 28 yoldaşımızı Akif Batman-Aytekin Tek ve Sebahat-Zinnet Arviş yoldaşlar şahsında anıyor, anılarına gerillayı daha fazla büyüterek ve ülkemizin dağlarından şehirlerine kadar yaygınlaştırarak halkımızın öz savunma gücü olarak tahkim edeceğimizi belirtiyor, şehadetlerini saygıyla anıyoruz.

Ayrıca, 9 Ekim komplosuna karşı 1998 yılında “güneşimizi karartamazsınız” şiarıyla başlayan kendini yakma suretiyle küllerinden yeniden doğuran fedai yoldaşlarımızı saygıyla anarken Dersim’in yetiştirdiği büyük komutan Baran Dersim yoldaşımızı komploya karşı mücadelede ve Önder Apo’yu özgürleştirme hamlesinin son şehidi olarak anarken, halkımızı bu büyük şehidimiz ve şehitlerimizin etrafında yeniden kenetlenmeye çağırıyoruz.

Sonuç olarak;

Devrimci halk savaşının giderek başarı kazanan mücadelesinde halkımız kendi öz yönetimlerini ilan ve inşa ederek özgürlüğünü adım adım gerçekleştirmektedir. Öz yönetim mücadelesi komploya en öldürücü ve nihai darbe olarak gelişirken, önderliğimizin özgürlüğünü de sağlayacaktır. İnşa edilen her öz yönetim, İmralı duvarlarını yıkarak önderliğimizi halkımızla buluşturmanın garantisi olacaktır. Unutulmamalıdır ki; her eylem, her örgütlülük, her inşa hamlesi ve öz savunma direnişi önderliğimizin ve halkımızın özgürlüğünü sağlayacak ve zaferi gerçekleştirecektir.

Bu tarihi süreçte halkımızı daha fazla mücadeleye, Türkiye ve bölge halklarını Kürt halkıyla daha fazla dayanışma içinde olmaya çağırıyoruz. Demokratik direniş ve siyasal mücadeleyi bütünleştirerek tüm demokratik ve sol güçleri 1 Kasım’da zafer ilanını gerçekleştirmenin hedefi etrafında AKP ve DAİŞ faşizmine karşı öz savunma mücadelesinde yer almaya davet ediyoruz.

Bir kez daha belirtiyoruz ki; komplocular yenilecek Özgürlük kazanacaktır!    

 

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK GÜÇLERE!

Apocu çizginin uygulanması olan söz konusu kahramanlık direnişi, partimizin fedai eylem çizgisini ve ruhunu ortaya çıkarmıştır. Partimizin...

HALKLARIMIZA VE KAMUOYUNA!

Halkımız ve tüm demokratik toplum kuruluşları Bu soykırımcı faşist saldırıya ve mezar soyguncularına karşı direnen Sur halkının yanında yer almalıdır. Sadece evleri yıkılan Sur halkı değil, Sur halkı şahsında saldırıya uğrayan...

YURTSEVER HALKIMIZA VE DEMOKRATİK GÜÇLERE!

Önder Apo’nun çizdiği ve Haki Karer Yoldaşın netleştirdiği yolda mücadele devam ediyor ve yeni kahramanlıklar yaşanıyor. Bu sefer kahramanca direnme sırası zindanlara gelmiş bulunuyor...

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]