28/02/2017

15 AĞUTOS UMUDUN VE ZAFERİN BAŞLANGICIDIR

Özgürlükten, özgürlüğümüzden taviz vermeyeceğiz.

 

 

 

 

 

 

 Abdullah ÖCALAN


15 Ağustos 1984’te büyük bir mücadele başlattık. Tabii bu konuda gerek o silahı patlatanlar, gerek karar verenler, gerekse de şu veya bu düzeyde katılanlara şunu söylüyorum; bir silah patlatmak, bir karar vermek hiç birimiz için kolay olmadı.  Onun büyük yükünü acaba ne kadar omuzlamaya çalıştık? Bazılarınız o günü kurtarmak için günümüze kadar nasıl gelindiğini iyi bilir. Düşman 48 saat ömür biçtiginde yüregimiz nasıl da atıyordu? Şimdi bunların üzerinde pek durulmuyor. Düşman her şeyini ortaya koyarken, bizimkilerin çoğu yılların nasıl geçtiginin farkında bile degil. Olmaz! Savaşı yaşayanlar bu durumda olursa ya digerleri nasıl olacak! Sizler ciddiyete  gelemiyorsunuz; savaşın ciddiyetini anlama, gereklerini yapma ve bu temelde kişiligini bir şeylere hazırlama neredeyse yok. Neden yapamıyorsunuz? Unutmayın ki; yüz defa, bin defa iflas etmiş kişilikler onur hanesine ulaşamazlar.   

 

Biz yaşamımızın basit geçmemesi için çok büyük çaba gösterdik.

 

Kendimizi aldatacak bir topluluk değiliz, olmamalıyız. Bu iş hiç olmazsa bundan sonra iyi yapılmalıdır.  Yıllarca savaştık ve artık bundan sonra zaferin üzerine yürüyelim veya en azından yenilgiye giden kişilikleri, alanları, görevleri layıkıyla yerine getirememenin sonuçlarını değerlendirelim. Hiç olmazsa kendinizi biraz değerlendirin, kararlaştırın. Öyle sıradan, üstten de değil, derinlemesine yapın bunu. Bu işler öyle Allah’ına, yaradanına sığınarak yürümez. “Akıl çağındayız” denilir ya, sonuçlarını biraz önceden kestirelim. Gereken çabayı, savaş sanatının gereklerini yerine getirelim. Sizin elinizde benden daha fazla imkanlar olduğu halde yapamamanız beni öfkelendiriyor. Yanıbaşınızdakilere bile bir kaç kelime doğru bir çalışma tarzı, ilgi göstermemeniz bizi düşündürüyor ve durumlarınız konusunda fazla iç açıcı kılmıyor.

 

Kişiliğiniz çok büyük hatalar işlemiştir ve bunu tekrar etme tehlikesi büyüktür. Bu açıdan planlamaya yönelelim.  planlama; büyük karar sahiplerinin, büyük irade sahiplerinin işidir. Büyük ciddiyet işidir. Aslında tarihte de hep böyledir.  Küçük bir grupla yola çıkanlar hep destan yazdılar. Peki siz ne yapıyorsunuz ? Biz gücümüz ölçüsünde payımıza düşeni yaptık. Yani en azından sıradan bir yoldaş olarak bizde bir şeylere kararlıyız, dedik. Bu işleri bunun için yaptık. Öyle önderlik havasıyla bu işleri yapmadım. Tamamen bir yoldaş olarak yapmaya çalıştım. Geçmiş yıllar zordu ama şimdi gelişmeyi ardına kadar açtık ve daha çok da açacağız. Fakat şimdi buna da sahipçıkamıyorsunuz.

 

En amansız yılları yüreğim kaldırdı. yüreğimi bu halkın özgürlüğüne yatırdım durdum. Hiç olmazsa bundan sonra sizde de doğruya yaklaşım olsun. Çünkü yıllar artık bundan sonra daha değişik geçecektir. Kaldı ki ayaklanmalar, tarihi süreçler yaşıyoruz. Bunlar çok ciddi işlerdir. Bizde bu durumumuzla yapmaya çalışıyoruz. Özlüyüz ve doğru iş yaptığımıza inanıyoruz. Öyle boş olmadığımız da biliniyor. O zaman hepinizin yaklaşımında biraz bu gerçeklik esas olmalı.

 

 İnsan zor dönemlerde, zor alanlarda büyük düşünür, kendini çok keskin kılar ve çare olur. Ben burada 5.000 kişiden fazla kadro hazırladım. Tarihte bunun benzerinin olduğunu sanmıyorum. Hepsini sıfırdan, her bakımdan donattım. Ölümü kolay tercih ettiler ama asla yaşamın yoluna bir köprü olmayı bilemediler. Zor anlarda kurtarabildiler ama en kaybedilmedik yerlerde kaybettiler. Bunlar insanı şaşırtan sonuçlardır. Onun için bu işlere tüm gücümü verdim. Ve dediğim gibi binlerce grup çıkardık. Yine gelişmeler mutlak anlamda bizim irademizle olacak. Bizim burada bir anımız bile gafil, tereddütlü, ikircikli olmadı, olmaz da!

 

Büyük şehitlerin büyük arkadaşları olmalıyız.

 

O kadar genci anaların elinden alıyoruz. Çığlık seslerini duyunca mahvoluyorum. Siz yüzlercesini yakalattınız, onlarcası yanınızda şahadete ulaştı, onları koruyamıyorsunuz, onlara bakamıyorsunuz. Hiç mi vicdanınız yok? siz onlara değer verecektiniz, koruyacaktınız. Bir damla kanımızın boş akmasına asla izin vermemeliyiz. Bir mermimizin boşa harcanmasını kabul etmemeliyiz. Bu, bizim ahlakımızdır. Parti ahlakını öğrenin. Çalışmalarınızı dürüst yapın, başka türlü Kürtlerin o meş‘um kaderi çözülmez. Kaderimiz çözülmedikçe hiç kimse sizi insan olarak bile görmez. Bu vatanı bırakana, sahiplik yapmayana, kendini bırakana hiçbir hak yoktur. Bu nedenle diyoruz ki; PKK siyasetini, PKK çizgisini öğrenin, özümseyin ve uygulayın.

 

Görüyorsunuz ki hiçbir şey kolay yaratılmıyor. Özellikle hamleler ve süreçler kolay yaratılmıyor. Bugüne kadar sizi kolay yaşatmadık. Siz onu da anlamıyorsunuz. Bir umudun, bir sürecin nasıl diri götürüldüğünü bilmiyorsunuz. Acılardan, yıkıntı haberlerinden başka bir şey etrafa yaymıyorsunuz. Burada mesele umudun kaynağı olabilmektir. Bunda ne kadar varsınız? Bunu halletmeye çalışıyoruz. Biz saygı yaratmak istiyoruz, yoksa kimse bize saygı göstermez. Biliyorsunuz ki el kapılarında fazla saygınlık yoktur. Biraz itibar kazanmışız, bu itibar kolay yaratılmadı. bunun üzerine ucuz konmaya hiç kimsenin hakkı yoktur. Hiçbir şey kendiliğinden icat edilmiyor. Bir çok kez bunları size gösterdik. İnanıyorum ki, daha iyisini yapacaksınız. bunun için bütün imkanlar sizin elinizdedir.

 

Cesursunuz, fadekarsınız. PKK’nin yapısı fedai yapıdır. Hepiniz ölümüne varsınız, bundan eminiz. savaşın da esası budur. Haklıyız, tecrübemiz de vardır, parça parça düşmanı her yerde gerileteceğiz. 15 Agustos Atılimı bu anlamda her açıdan tarihi bir aşamaydı. Bunun böyle kabul edilmesi gerekir. Dost da, düşman da öyle kabul ediyor. Halkımız da öyle görüyor.

 

Şehitlerin anısına, hepinizin özlem ve tutkuları adına zaferin gereği mutlaka yerine getirilecektir.  Onun için kolay, ucuz yaşamayacak ve savaşmayacağız. Çok canlar kaybettik, hiç hak etmediğimiz halde halka, partiye çok büyük zarar verildi.  PKK tarihi bu açıdan ibretle doludur. Bundan sonra hiç olmazsa ders çıkarın. Ucuz kaybetmemenin, boşa, ucuza gitmemenin derslerini alın. Değerleri, kuralları çiğnememenin derslerini mükemmel alın ve geleceğe yönelme azminiz varsa, tamamen PKK’de başarıyı mümkün kılan tarzı, üslubu, tempoyu tutturan yaşamı temsil edin.

 

Şimdiye kadar yapılanlar basit değildir. Ne kadar olumsuz, ne kadar acı kayıplara yol açılmış olsa da, hatta bize rağmen bir çok olumsuzluklar yaşatılmışsa da, yine de en anlamlı değerler yaratıldı.  Tarihe dayanarak buradan çıkaracağımız dersler temelinde işlerin başarısının mümkün olacağını belirtiyorum. Tamamen sorumluluklarımızın bilincindeyiz. Özgürlükten, özgürlüğümüzden taviz vermeyeceğiz. her şey özgürlük için yapıldı, onun savaşı verildi.  Varsa bazı hatalar, yetmezlikler bunu da aşacağımız kesindir. Evet, gerillaya ve mücadeleye dayanarak önemli bir aşamayı artan olanaklarla karşılayacağız.  Buna hem hakkımız var, hem de vazgeçilmez bir amaç olarak karşımızdadır. Kaldı ki az hazırlıkta yapmadık. imkan ve olanakları her zamankinden  çok olan bir dönemdeyiz.

 

Kürdistan’da umut, inanç her zamankinden daha diridir. Halkımız dünyanın en “özgürüm” diyen halkından daha canlı, örgütlü ve  umutludur. Halkımızın geldiği düzey iyi bir dönemin içinde bulunduğumuzu gösteriyor. Düşman ise umutsuzdur, çaresizdir. Çünkü karşıında haklı, yürekli ve inançlı bir halk var. Bu kez tarih haklı olanın zaferini yazacaktır. 15 ağustos bunun sadece başlangıcıydı, sonunu da getireceğimizden kimsenin kuşkusu olmasın.  

 

ÖZGÜRLÜĞE GÖZÜNÜ DİKEMEYENİN GÜCÜ OLAMAZ

Ben kadınla yüreğim ve aklımla ilişkilendim.

15 AĞUSTOS ATILIMI BİR İNADIN BİR İNANCIN ATILIMIDIR-2

Biz Kimsenin Adını Bile Söyleyemediği Bir Ülkenin Yurtseverliğini Yaptık

15 AĞUSTOS ATILIMI BİR İNADIN BİR İNANCIN ATILIMIDIR -1

Bu savaş büyük düşünmenin ve büyük yüreğin savaşıdır.

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[[email protected]]