18/01/2017

ENTERNASYONALİST BİR DEVRİMCİ; HAKİ KARER

Çünkü Önder APO gerçekliğine bütünlüklü katılım ve doğru yoldaşlığın ifadesinin adı oluyor HAKİ yoldaş.

 

 

 

 

 

Bawer Çewlik


Baharı; yaşamın dirildiği, yenilendiği ve yeniden yaratıldığı zaman olarak tanımlamak yerindedir. Her baharda yaşamın nasıl özgürce belirginleştiğini; gözlemliyor ve özümsüyoruz. Yaşam baharla güzelleşiyor, anlam kazanıyor.

Özgürlük mücadelemizde, şahadet çizgisinde yaşamın özgürce var olması ve anlam kazanması diyalektik bir bütünlük oluşturmuştur. Şehitler gerçeğinde yaşam, yeniden yaratılışın en yalın haliyle gerçekleştiği bahar kadar görkemli, özgür ve dayatıcıdır. Uğrunda ölünecek kadar sevilen ve bağlı kalınan yaşam, baharda bütün özsuların toplanıp tomurcuğa aktığı Mayıs ayında somutlaşmıştır.

Mayıs ayı şehitler ayıdır. Yaşamı var eden ve özgür kılan, toplumların özgürlük-direniş belleği olan, kavgasını süreklileştiren ve mutlaka başararak, olmazı olur kılan şehitler gerçeğinin ilk halkası Haki KARER yoldaş, 18 Mayıs 1977 de şehit düştü. PKK, bu şahadetin anısına doğdu ve nefes nefese özgür yaşamı var eden, süreklileşen bir mücadele tarihine yol açtı. Önder APO’nun şehidin anısına bağlılığı, ısrarı ve gerekenleri yapmayı bir mücadele tarzına dönüştürmesi daha sonraki bütün şehitleri bağladığı gibi, yaşayanlarda da yaşam çizgisi haline getirdi. 18 Mayısı ve Mayıs ayı şehitlerini anarken Partileşmede ilk şehidi anlamak ve gerekeni yapmak, özgür yaşam karşısındaki duruşumuzun ölçütü olmaktadır.

Özgürlük hareketimizin oluşumu ve mücadeleyi kesintisiz bugünlere taşıyan dinamik gücü, Önder APO’nun şehadete yüklediği anlam ve şehitlerin vasiyetlerini tarihi bir emir olarak esas almasıdır. Önder APO,  6 Mayıs 1972’de idam edilen Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan ile idamları durdurmak için Kızıldere’de vuruşarak şehit düşen Mahir çayan ve yoldaşlarının mücadele bayrağını Kürdistan’a taşırıyor. Haki Karer yoldaş, Enternasyonalist bir önder olarak Kürdistan’a ilk gidendir. Türkiye devrimci sosyalist hareketinin önderleri şehit olurken, bıraktıkları mirası en ön saflarda yerini alarak temsil ediyor. Mücadelede Önder APO ile bir bütünlük oluşturuyor. Bu bütünlük Türk ve Kürt halklarının özgürlük mücadelesindeki kader ortaklığıdır ve tek vücut olarak kişiliklerinde cisimleşmiştir. Bu nedenle Önder APO; HAKİ KARER yoldaş, çok erken ve komplo sonucu şehit edilirken “ruhumun yarısı gitti” demektedir. Çünkü Önder APO gerçekliğine bütünlüklü katılım ve doğru yoldaşlığın ifadesinin adı oluyor HAKİ yoldaş. Bir ulus olma gerçekliğinden çıkarılmış,  Kürt-Kürdistan’dan herkes kaçarken HAKİ yoldaş büyük sosyalist duruşun eylemsel ifadesi olarak Önder APO ile beraber hiç tereddütsüz bu amansız kavgaya ilk atılan kişi olmuştur. Türkiye halklarının kurtuluşunu Önder APO öncülüğünde Kürdistan halkının özgürlüğünde görüyordu. Haki KARER ve Kemal PİR yoldaşların kişilikleri, duruşları ve pratikleri adeta enternasyonal bir manifestoydu.   Varlığı dahi tartışma konusu olan bir halkın özgürlük kavgasında en ön safta yer almak gibi enternasyonalist bir duruştu HAKİ KARER. İlkel milliyetçi çizginin Kürdistan’ da geliştirmek istediği reformist ve işbirlikçi duruşa karşı PKK’nin sosyalist-özgürlükçü özünün en yalın ifadesiydi HAKİ KARER.

      Önder APO’nun Haki KARER yoldaşın şahadetine verdiği karşılık, bu mücadeleyi kalıcı ve sürekli kılmaktır. Şehidin anlamı ve onun vasiyetinin boşa gitmemesi için, örgüt sürekliliğini, savaş çizgisinin gelişimini ve yenilmeyen partisini gerçekleştiriyor.

Ben, Haki KARER ’in şahadetinde eksikliği hemen şöyle tespit ettim. Ki, Haki’nin az çalışmasından, amaç bağlılığından, onun eksikliğinden ileri gelmiyordu. Amaca -o koşullarda- ve çabaya hepimizden daha fazla bağlı ve katılan birisiydi. Ama objektif olarak eksiklik; örgüt yoktu; eksiklik, örgütün sürekliliği yoktu. Demek ki, benim bu şahadete yapabileceğim en büyük iyilik, hem örgütü yaratmak ve hem de onun sürekliliğini sağlamaktı.”(ÖNDER APO)

 

Önder APO,  aynı yıl PKK program taslağını Haki KARER yoldaşın şehit düştüğü mahallede kaleme alıyor. Anıya bu şekilde karşılık veriyor. (Dikkat edilirse AN’da cevap olma-oluş Önder APO’da esastır) Örgütlenmeden, parti öncülüğü olmadan mücadelenin başarılı olamayacağı; uğruna büyük bedeller verilen özgür yaşamın oluşturulamayacağı sonucuna ulaşıyor. Kürdistan ve Türkiye koşullarında özgür yaşamın mücadele bilinci ve tarzını şekillendiriyor. Önder APO, mücadeleyi “basit bir gençlik grubundan partileşmeye karar veren bir grup” durumuna taşıyan Haki KARER yoldaşın şahadeti için “Bu, partileşme çabamızı da denilebilir ki, bir yılbaşı gibi anlam kazandırdı. Ulusal tarihin en temel bir kilometre taşı olarak yerini buldu” diyor.

 

Şehidi anlamak, vasiyetine göre yaşamak bir devrimcinin en öncelikli görev ve sorumluluğudur. Bunu egemen kılmak, onun mücadelesini vermek, bağlılığın vazgeçilmez bir gereğidir. En temel yetersizliğimiz, şehidin anlamını PKK gerçeğinde hakkıyla bilince çıkarmamadır. PKK’ de şehit gerçeğine layık olmak, uğruna kavga ettiği ideallere denk yaşamı anlamlandırma ve kendini inşa etmekle mümkündür.

Önder APO’nun mücadele ve çalışma tarzı, ölümle yaşam arasındaki farkı kaldırıyor. Özünde PKK şehitliği bu düzeyi dayatır. Şehitler çizgisi, ölümden çok uzak bir yaşam olmadığı gibi, ölümde de yaşamın tükendiğini düşünmeyen bir özelliğe sahiptir. Her tür çalışmada ölümle yaşam arasındaki bu farkı ortadan kaldırmak; hiç ölmeyecekmişiz gibi yaşandığını ve her zaman ölümle burun burunaymışız gibi yaşamayı esas almak, şahadet çizgisinde yaşamak anlamına gelir. PKK’nin 3. Doğuş sürecinde Demokratik Ulus inşasını, böyle yaşam ve ölüm çizgisini birleştiren ve esas olarak da Önder APO’nun ifade ettiği gibi “ölümü mahkûm eden bir yaşam çizgisine” sahip olan bir öncü militan düzeyle başarabiliriz.

Ölümü mahkûm eden ve özgür yaşam ilkeleri temelinde kendini inşa eden militan duruşa sahip olmak, dönemin en can alıcı şehit gerçekliği davetidir. Önder APO, PKK’nin önünde duran en temel güncel görev olarak Demokratik Ulusun inşası olduğunu belirtiyor. Bu ancak demokratik sosyalist çizgide yetkinleşen, örgütlenen kadro gerçekliğiyle mümkündür. HAKİ KARER’in duruşuna bakalım; en zor koşullarda, imkânsızlıkta yakınmadan örgüt kuran,  toplumun tüm kesimleriyle ilişkilenip onları örgütlü kılan ve söylem-eylem birlikteliğinin muhteşem örneğini sergileyen bir pratik sahibidir. İdeolojiyi özümseyen, bunu yaratıcı bir şekilde politik ve örgütsel pratikte uygulayan bir bütünlük arz ediyor.  Önder APO  ‘kadro; örgütsel ve eylemsel kılınmış hakikattir’ diyor. İşte HAKİ KARER gerçekliğiyle şehitlere bağlılığımız bu temel üzerinde hem dönem görevlerini çok yüksek düzeyde bilince çıkarma, hem de ideolojik-politik-pratik bir bütünlük sağlayıp yaratıcı bir şekilde demokratik sosyalist bir yaşamın inşa gücü olmalıyız.

 HAKİ demek; demokratik sosyalist çizginin zafer duruşu demek,  uluslararası komploya neden olan yetersiz yoldaşlığa du. r demektir. Önder APO ile doğru yoldaşlık, şehitler gerçeğine verilecek en doğru cevaptır.

PEKİ, SİZİN ÇÖZÜMÜNÜZ NE?

Kendinize yakın gördüğünüz müttefik Türkiye’ye karşı ne zamana kadar sesiz kalacaksınız?

YENİ MÜCADELE DÖNEMİ VE ÖNCÜ KADRONUN ROLÜ

Hakikat algısındaki yanlışlık ve yanılgıdan kurtulmak, ne istediğini bilmek ve bunu bir bilinç, bir farkındalık yaratarak sürekli oluş halinde derinleştirmekle mümkündür.

KİRLİ VE KALLEŞÇE SAVAŞ YÜRÜTEN KİMDİR?

Bu zihniyet ve siyaset anlayışı sadece siyasetçileri değil, basını, aydınları ve yazarları da büyük çoğunlukla kendine benzetmiştir.

2017 © Partiya Karkerên Kurdistan (PKK)
[pkkiletisim@gmail.com]